Bir Ölünün Defteri

KİTABIN ADI :BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ
KİTABIN YAZARI :HALİD ZİYA UŞAKLIGİL
YAYIN EVİ :İNKILAP VE AKA
BASIM YILI :1984
SAYFA SAYISI :120


1.KİTABIN KONUSU:
Osman Vecdi adında bir kişinin halasının kızına aşık olması fakat bunu açıklayamaması ve halasının kızının Vecdi’nin en samimi arkadaşına aşık olup onunla evlenmesi.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Abdulvahit Hüsamettin,evli ve iki çocuk babasıdır.Çok sevdiği bir çocukluk arkadaşı vardır:Osman Vecdi.İlk kez Galatasaray Lisesi’nde tanışmışlardır.
Vecdi,bir hastalıktan dolayı ölmek üzereyken arkadaşı Hüsamettin’e onun suçlu olduğunu ve ona bir defter bıraktığını söyler ve son nefesini verir.
Hüsamettin defteri okumaya başlar:
Vecdi,annesini kaybettiğini hayatının ilk önemli olayı olarak anlatır.Annesi öldüğünde,babası onu Beylerbeyi’ndeki halasının evine bırakır.
Vecdi halasının kızı Nigar ile oyunlar oynayarak kendisini avutur.Galatasaray Lisesi’ne başladığında babasından bir mektup alır.Doktor Yarbay olan babası,uzak bir yere tayin olduğu için artık Vecdi yalnız kalmıştır.Bu sırada Hüsam ile tanışır.O da kimsesizdir.Onu halasının evine götürmeye başlar.Okul bittiğinde Vecdi’nin Tıbbiye’ye gitme kararıyla dalga geçen Nigar,Vecdi’nin kendisine kin duymasına sebep olmuştur.
Hüsamettin tatile gittiğinde,Vecdi halasıyla ciddi bir konuşma yapar.Halası Vecdi’ye Nigar ile evlenmesini teklif eder.
Kısa süre içinde,Vecdi Nigar’a aşık olduğunu anlar.Vecdi yazarlığı sevmez ama Nigar yazar olmuştur.Vecdi,Hüsamettin’e düşman olduğunu Nesim-i Havadis gazetesi okuduğunda anlar.Nigar’ın şiir yazıyor olması,Vecdi’yi çok sinirlendirmektedir.
Aşkını itiraf edemeyen,karşılık bulamayacağından korkanVecdi çok acı çeker.Halası,Hüsamettin’in Nigar’ı sevdiğinden baştan beri haberdardır fakat Vecdi bunu bilmemektedir.En sonunda Nigar,Hüsamettin’I sevdiğini Vecdi^ye söyler.Vecdi ve Hüsamettin,Beylerbeyi’ndeki köşke,Vecdi’nin annesinin öldüğü eve taşınırlar.Eşyaları taşırken Vecdi’nin karakalem resimleri ortaya çıkar.Hüsamettin,Nigar’ın resmini tanır fakat Vecdi kağıtları kitaplığın en üst rafına fırlatır.
Birkaç gün sonra Vecdi,Nigar’ın resminin kaybolduğunu görür.Bundan sonra Hüsamettin’in Nigar ile evlenmek istediğini Nigar’a ve halasına söyler.Vecdi Hüsamettin’e bıraktığı defteri bu günlerde yazmaya başlar.Nigar ve Hüsamettin evlenir.Vecdi 1912’de savaşa gider,sol kolunu kaybeder.İstanbul’a geri döndüğünde evdekiler acı haberi alır,Nigar Vecdi için ağlar.Bundan sonra hergün iki saat Nigar’ın evinde kelmaya başlayan Vecdi,yağışlı bir akşam hasta olur,ateşi çıkar ve o akşam Hüsamettin’in kollarında ölür.

3.KİTABIN ANA FİKRİ:
Hayat o kadar büyüktür ki umtlarımızı ve hayallerimizi bir tek sevgiye,bir tek aşka bağlayamayız.Böyle bir hareket tarzı bize kendi ölümümüzü yakınlaştırır.

4.KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Vecdi:Çekingen ve duygusal bir karakter.Sevmediği konularda konuşmaz.Çabuk sinirlenir.Etrafındaki olaylara yön vermekten korkar.Pişman olmaya mahkum.
Hüsamettin:Hayat tecrübesi az.Arkadaşlığın değerini bilmez.Bencil davranır.Kendi mutluluğu için arkadaşının ümitlerini söndürdüğünün farkına varamaz.
Nigar:Çok toy.Hayatı toz pempe görür.Şiir yazmayı ve okumayı sever.Bir arkadaşının değerini onu kaybettiğinde anlayan insanlardan biridir.
Düğüm noktası:Vecdi’nin rafa attığı resimler arasından Nigar’ın resminin kaybolması,Vecdi’nin,Hüsamettin’in Nigara aşık olduğunu anlamasını sağlamıştır.Oysa Hüsamettin,Vecdi’nin Nigar’ı sevdiğini bilmektedir.Hüsamettin resmi oradan almasydı,olaylar kötü bir sonuca varmazdı.

5.KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER:Konu gayet iyi işlenmiş olmasına rağmen aşkının büyüklüğü belirtilmemiş bir insanın,bu aşkı kaybettiği için hayata küsmesi pek inandırıcı değil.Olaylar çok sade ve sonu tahmin edilebilir bir şekilde gelişiyor.Konular arasında yazarın deneme niteliği taşıyan fikirleri,beni çok etkiledi.
6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:Halid Ziya Uşaklıgil,Servet-i Fünun romancısıdır.1866’da İstanbul’da doğdu.Fatih Askeri Rüştiyesi’ne gitti ve 17 yaşında okuldan ayrıldı.1884’te Nevruz;daha sonra Hizmet ve Ahenk Gazetesi’ni yayınladı.Fransızca,İngilizce,Almanca,İtalyanca,Arapça,Farsça bilirdi.Kahramanlarını gerçek hayattan aldığı kitaplar yazdı.1945’te İstanbul’da öldü.

3 yorum:

erkan nika dedi ki...

Ellerinize Sağlık

edebiyat okulu dedi ki...

çok teşekkürler...

Emir Aycan dedi ki...

sağolun teşekkürler